Son güncelleme: 10 Ekim 2026. Bu yazı yoksulluk nafakasını, 2026 tarihli Anayasa Mahkemesi kararını ve bugün kullanılabilecek başvuru yollarını ele alır. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ile boşanma sırasında verilen tedbir nafakası ayrı değerlendirilir.
Süresiz nafaka konusunda 2026 yılındaki önemli gelişme artık yalnızca bir kanun hazırlığı değildir. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararıyla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki süre belirtilmeden nafaka talebine imkân veren ibareyi iptal etmiştir. Karar, 30 Eylül 2026 tarihli, 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmünün yürürlüğü yayımdan başlayarak dokuz ay ertelenmiştir. Dolayısıyla kararın yayımlanması ile mevcut nafakaların aynı gün sona ermesi arasında hukuki bir bağlantı kurulamaz.
Takvim hesabıyla ertelenmiş yürürlük tarihi 30 Haziran 2027’ye karşılık gelir. Bu tarihten önce kabul edilebilecek yeni kanunun içeriği, yürürlük maddesi ve geçiş hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. 10 Ekim 2026 itibarıyla bu yazının dayandığı doğrulanmış gelişme iptal kararıdır; belirli evlilik sürelerine karşılık kesin nafaka süreleri getirildiği veya bütün eski nafakaların kaldırıldığı sonucuna ulaşılamaz.
AYM kararı tam olarak neyi değiştiriyor?
İptal, yoksulluk nafakasını bütünüyle ortadan kaldıran bir karar değildir. Tartışmanın merkezinde nafakanın her durumda süre sınırı olmadan istenebilmesi vardır. Kararın resmi açıklamasında evliliğin süresi, alacaklı eşin yaşı, eğitimi, sağlığı ve ekonomik ihtiyacını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi ölçütlerle dengeli bir çerçeve kurulması üzerinde durulmaktadır. Bazı özel durumlarda uzun süreli, hatta yaşam boyunca desteğe ihtiyaç duyulması ile her olayda kategorik süresizlik birbirinden ayrılmıştır.
Yoksulluk nafakası isteyen kişinin geçim ihtiyacı ve diğer eşin ödeme gücü bugün de önem taşır. İptal kararı, gelir araştırmasını veya kusur değerlendirmesini gereksiz kılmaz. Kanun koyucunun yapacağı düzenleme, kararın gerekçesiyle birlikte okunmalıdır. Yeni metin görülmeden yaşa göre otomatik süre, evlilik yılının belirli katı kadar nafaka veya devlet tarafından zorunlu ödeme gibi formüller kesin hukuk kuralı olarak anlatılamaz.
Yoksulluk nafakasının mevcut şartları
TMK 175’e göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün mutlaka kusurlu olması gerekmez. Eşit kusurlu olmak ile daha ağır kusurlu olmak aynı sonucu doğurmaz. Boşanmadan önceki yaşam standardının tamamının devam ettirilmesi de kendiliğinden nafaka hesabının ölçüsü değildir; temel ihtiyaçlar, gelirler, malvarlığı ve somut ekonomik durum birlikte değerlendirilir.
Talep hakkı cinsiyet bakımından yalnızca kadınlara tanınmış değildir. Koşulları oluşan erkek de yoksulluk nafakası isteyebilir. Çalışıyor olmak ise her olayda nafakayı engellemez. Elde edilen gelirin geçimi karşılayıp karşılamadığı araştırılır. Buna karşılık düzenli ve yeterli gelir, kira geliri, kullanılabilir malvarlığı veya boşanmayla doğrudan bağlantısı bulunmayan bir geçim sorunu değerlendirmeyi değiştirebilir. Dosyaya yalnızca meslek adı yazmak yerine fiili gelir ve giderleri göstermek gerekir.
Tedbir, iştirak ve yardım nafakası neden ayrı?
Boşanma davası devam ederken TMK 169 kapsamında alınan geçici önlemler, eşin ve çocukların dava süresindeki ihtiyaçlarına yöneliktir. Tedbir nafakası için yapılan değerlendirme, hüküm kesinleştikten sonraki yoksulluk nafakasıyla aynı değildir. Dava dilekçesinde taleplerin türü açıkça belirtilmeli, çocuk ve eş için istenen tutarlar karıştırılmamalıdır.
İştirak nafakası çocuğun bakım, eğitim ve korunma giderlerine katılımdır. Çocuğun yararı, anne ve babanın ekonomik gücü ve çocuğun ihtiyaçları temel alınır. Eş lehine nafakadaki süre tartışması çocuk için ödenen nafakayı otomatik olarak kaldırmaz. Erginliğe ulaşılmasıyla birlikte eğitim devam ediyorsa farklı hukuki dayanakla destek talebi gündeme gelebilir. TMK 364 kapsamındaki yardım nafakası da akrabalık ilişkisinden kaynaklanır ve ayrı şartları bulunur.
Kesinleşmiş nafaka kararları kendiliğinden düşer mi?
Mevcut bir nafaka ilamı, haber başlığını okumakla geçersiz hâle gelmez. Anayasa’nın 153. maddesindeki iptal kararlarının geriye yürümemesi ilkesi ve ertelenmiş yürürlük birlikte dikkate alınmalıdır. Yeni kanun kabul edilirse kesinleşmiş kararlar ve devam eden davalar hakkında özel geçiş hükümleri getirip getirmediğine bakılır. Şimdiden bütün eski kararların yeniden yazılacağını söylemek doğru olmaz.
Bugün nafakanın kaldırılmasını veya azaltılmasını isteyen kişi, TMK 176’daki koşullara dayanabilir. Alacaklının yeniden evlenmesi ve taraflardan birinin ölümü irat biçimindeki nafakayı kendiliğinden sona erdiren durumlardır. Alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması veya yoksulluğunun ortadan kalkması gibi hâller ise mahkeme değerlendirmesi gerektirir. Borçlunun yeniden evlenmesi tek başına aynı otomatik sona erme sonucunu doğurmaz.
Nafakanın artırılması, azaltılması ve kaldırılması
TMK 176, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyet gerektirdiğinde iradın artırılmasına ve azaltılmasına imkân verir. Enflasyon, kira ve sağlık giderleri alacaklı açısından; iş kaybı, gelir azalması veya gerçek ödeme kapasitesindeki değişiklik borçlu açısından önem kazanabilir. Her iddia belgeyle somutlaştırılmalıdır. Kişinin bilerek gelirini gizlemesi veya çalışma imkânlarını hiç kullanmaması da dosyanın özellikleri içinde değerlendirilebilir.
Artış hükmü bulunan ilamın içeriği dikkatle okunmalıdır. Mahkemenin belirlediği yıllık artışın hangi tarihte ve hangi ölçüte göre uygulanacağı hesaplamayı etkiler. Her ilamda kendiliğinden aynı oran geçerli değildir. Gelecek yıllara ilişkin artış kararı istenebileceği gibi mevcut miktarın ihtiyacı karşılamadığı ileri sürülebilir. Birikmiş nafaka borcu ile ileriye dönük miktar değişikliği farklı konulardır; yeni dava açılması geçmiş borcun tamamını silmez.
Protokol ve Yargıtay uygulaması nasıl değerlendirilir?
Anlaşmalı boşanma protokolünde nafakanın tutarı, başlangıcı ve artış biçimi mümkün olduğunca açık yazılmalıdır. Eşlerin kendi aralarında yaptığı ödeme planı ile mahkemenin onayladığı hüküm aynı belge değildir. Bir defada ödeme kararlaştırılmışsa bunun yoksulluk nafakası, tazminat veya mal paylaşımı karşılığı olup olmadığı anlaşılır olmalıdır. Çocuğun ihtiyaçları için yapılan düzenlemelerin gelecekteki değişiklik talepleri de ayrıca değerlendirilir. Protokoldeki tek cümle üzerinden bütün mali haklardan vazgeçildiği varsayılmamalıdır.
Adalet Bakanlığının resmi içtihat sisteminde erişilebilen Yargıtay değerlendirmesi, yoksulluk nafakasını boşanmanın eşlere ilişkin mali sonuçlarından biri olarak açıklar ve başlangıcını boşanma kararının kesinleşmesiyle ilişkilendirir. Bu, tedbir nafakasından yoksulluk nafakasına geçerken doğru tarihi belirleme gereğini gösterir. İçtihat incelenirken olayın koşulları, karar tarihi ve sonraki mevzuat değişiklikleri birlikte okunmalıdır. Eski bir kararın aynı cümlesini 2026 tarihli iptal hükmünün ertelenmiş yürürlüğü göz ardı edilerek kullanmak sağlıklı olmaz. Mahkemeye sunulacak değerlendirme hem dosyadaki hükmü hem güncel hukuki durumu göstermelidir.
Başvuru dosyası adım adım nasıl hazırlanır?
- Önce boşanma ve nafaka kararlarının tam örneğini, kesinleşme bilgisini ve varsa anlaşmalı boşanma protokolünü alın. Hangi nafakanın tartışıldığı ile başlangıç tarihi açık olsun.
- Mevcut ödemeleri banka dekontları ve icra dosyası kayıtları üzerinden sıraya koyun. Düzensiz açıklamalar veya elden ödeme iddiaları ispat sorununa neden olabilir.
- Değişiklik tarihini belirleyin. İşten ayrılma, emeklilik, yeni gelir, kira artışı veya sağlık giderinin ne zaman ortaya çıktığını belgeleyin.
- Aile mahkemesine sunulacak dilekçede talebi, istenen miktarı ve hukuki nedeni ayrı yazın. Aile mahkemesi bulunmayan yerde aile mahkemesi sıfatıyla görevli mahkeme değerlendirilir.
- Tebligatları takip edin, karşı tarafın beyanına süresinde cevap verin ve istenen sosyal ekonomik durum araştırmasının eksiklerini tamamlayın. Karardan sonra kanun yolu ve icra etkisini ayrıca değerlendirin.
Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında TMK 177, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinin yetkisini düzenler. Genel yetki kuralları ve talebin niteliği de incelemeye dâhildir. Yanlış yerde dava açılması zaman kaybına yol açabileceğinden, taraf sıfatı ve seçilen mahkeme dilekçeden önce belirlenmelidir. Nafaka alacaklısının açtığı artırım davası ile borçlunun açtığı kaldırma davasındaki usuli konum aynı değildir.
Süreler ve deliller bakımından dikkat edilecekler
TMK 178, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı öngörür. Bu nedenle boşanma sırasında talep edilmemiş yoksulluk nafakası bakımından kesinleşme tarihi özellikle önemlidir. Buna karşılık yıllar sonra değişen koşullara dayalı artırım veya kaldırma istemi, ilk nafaka talebiyle aynı süre sorunu olarak ele alınmamalıdır. Nafaka taksitlerinin tahsiline ilişkin zamanaşımı ayrıca incelenir.
Hukuk davalarında istinaf süresi HMK 345 uyarınca kural olarak gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Kararın kanun yoluna açık olup olmadığı, parasal sınırlar ve özel hükümler ayrıca kontrol edilir. Elektronik tebligatın hukuken tebliğ edilmiş sayıldığı tarih ile mesajın görüldüğü gün farklı olabilir. Haberleri takip ederken dosyadaki mevcut cevap ve kanun yolu süreleri işlemeye devam eder.
Delil toplarken sosyal medya fotoğrafları tek başına kesin ekonomik sonuç vermez. Çalışma ve gelir kayıtları, banka hareketleri, kira sözleşmeleri ve sağlık belgeleri daha geniş tabloyu gösterir. Başkasının hesabına izinsiz girmek veya özel yazışmaları hukuka aykırı biçimde elde etmek dosyaya katkı sağlamaz. Gerekli kayıtlar mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan istenebilir; kişinin kendi elindeki belgeler tarih ve kaynak bilgisiyle sunulur.
Üç örnek olayla uygulama
İşini kaybeden nafaka borçlusu
Ali aylık nafaka öderken çalıştığı işletme kapanır. AYM kararını gerekçe gösterip bütün ödemeleri keserse mevcut ilam nedeniyle borç birikebilir. İş kaybı ve yeni gelir durumu belgelenerek azaltma talebi hazırlanır. Mahkeme işsizliğin gerçekliğini, malvarlığını ve alacaklının ihtiyacını inceler. Başvuru yapılması tek başına ödeme yükümlülüğünü askıya almaz; somut dosyada kararın ve istenen geçici önlemlerin etkisi değerlendirilir.
Geliri artan nafaka alacaklısı
Zeynep boşanma sırasında gelirsizdir, sonradan sürekli bir işe başlar. Eski eş, yalnızca sigortalı işe giriş kaydını göstererek nafakanın mutlaka kaldırılacağını düşünmemelidir. Ücretin miktarı, kira, sağlık ve geçim giderleri araştırılır. Yoksulluk sona ermişse kaldırma; koşullar kısmen değişmişse azaltma değerlendirmesi yapılabilir. İki tarafın ekonomik durumunu açıklayan karşılaştırma, tek bir belgeye dayanan iddiadan daha işlevseldir.
Çocuk ve eş nafakasının birlikte ödendiği dosya
Deniz aynı ilamda eski eşi için yoksulluk, çocuğu için iştirak nafakası öder. Eşin yeniden evlenmesi, çocuk için yapılan ödemenin de sona erdiği anlamına gelmez. İlamdaki tutarlar ayrıştırılır ve çocuğun okul, bakım, sağlık giderleri güncel olarak değerlendirilir. AYM’nin yoksulluk nafakasındaki ibareye ilişkin kararı, çocuğun ihtiyacına yönelik düzenlemelerin yerine geçirilmez.
Sık sorulan sorular
1. Süresiz nafaka 10 Ekim 2026’da kaldırılmış durumda mı?
AYM iptal kararı verilmiştir ancak yürürlük dokuz ay ertelenmiştir. Bu nedenle kararın yayımlandığı gün mevcut uygulamanın ve bütün ödeme yükümlülüklerinin sona erdiği söylenemez. Yeni düzenlemeler ayrıca izlenmelidir.
2. İptal kararı nafaka borcumu siler mi?
Kendiliğinden silmez. Kesinleşmiş karar, ödenmemiş taksitler, iptal hükmünün yürürlük tarihi ve varsa sonradan getirilecek geçiş kuralları ayrı ayrı değerlendirilir. Bugün değişiklik isteniyorsa mevcut yasal başvuru sebepleri gösterilmelidir.
3. Evlilik iki yıl sürdüyse nafaka da iki yıl mı olur?
Bu eşitliği genel ve yürürlükte bir kural olarak kabul etmek mümkün değildir. Evliliğin süresi değerlendirme unsurlarından biridir. Sabit süre tablosu için kabul edilmiş kanun metni ve uygulanma şartları gerekir.
4. Nafaka alan kişi çalışmaya başlayınca ödeme durur mu?
Çalışmaya başlamak otomatik ve her durumda kaldırma sebebi değildir. Gelirin geçime yeterliliği incelenir. Yoksulluğun sona erdiği iddiası varsa mahkeme yoluyla kaldırma istenir; dosyada miktar değişikliği de gündeme gelebilir.
5. Nafaka ödeyenin yeniden evlenmesi sonucu değiştirir mi?
Borçlunun evlenmesi tek başına nafakayı kendiliğinden sona erdirmez. Yeni ekonomik koşullar ve ödeme kapasitesi ileri sürülebilir. Alacaklının yeniden evlenmesine ilişkin kanuni sonuçla borçlunun evlenmesi karıştırılmamalıdır.
6. Nafaka sadece kadınlar için midir?
Hayır. Yoksulluk nafakası bakımından kanun cinsiyete bağlı bir talep hakkı kurmaz. Boşanma nedeniyle yoksulluk, kusurun daha ağır olmaması ve karşı tarafın mali gücü gibi şartlar somut olayda değerlendirilir.
7. Çocuk nafakası bu karardan etkilenir mi?
Kararın konusu TMK 175’teki yoksulluk nafakasıdır. İştirak nafakası çocuğun bakımına katılma yükümlülüğüne dayanır. Çocuk için ödeme, eş nafakasının sona ermesine bağlı olarak otomatik kaldırılmaz.
8. Nafakanın azaltılması davası açınca icra durur mu?
Davanın açılması tek başına mevcut ilama dayalı tahsili durdurmaz. İcra işlemleri, verilecek yeni kararın etkisi ve varsa geçici hukuki koruma talebi ayrı değerlendirilmelidir. Ödemeler belgeyle takip edilmelidir.
9. Boşanma sonrasında ilk kez nafaka isteyebilir miyim?
Koşulları ve önceki hükmün kapsamı uygun olmalıdır. TMK 178’deki kesinleşmeden başlayan bir yıllık zamanaşımı ayrıca dikkate alınır. Önceki feragat, protokol ve hüküm içeriği sonucu etkileyebilir.
10. Yeni kanun beklerken ne hazırlamalıyım?
Karar, kesinleşme kaydı, ödeme dökümü ve güncel gelir gider belgelerini toparlayın. Mevcut süreleri kaçırmayın. Yeni bir kanun yayımlanırsa yürürlük ve geçiş hükümleri bu dosya bilgileriyle karşılaştırılabilir.
Resmî kaynaklar ve ilgili içerikler
- AYM E.2025/156, K.2026/131 karar künyesi
- AYM’nin 30 Eylül 2026 tarihli resmi açıklaması
- Türk Medeni Kanunu: 169, 175, 176, 177, 178 ve çocuk nafakası hükümleri
- Hukuk Muhakemeleri Kanunu: kanun yolu ve usul hükümleri
- Resmi UYAP içtihat sistemindeki yoksulluk nafakası değerlendirmesi
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: 153. madde
Nafaka ile kanun hazırlıklarının birlikte değerlendirilmesi için 13. Yargı Paketi ve mevcut hukuki haklar yazısını okuyabilirsiniz. Diğer aile hukuku içeriklerine Adar Hukuk ana sayfasından ulaşabilirsiniz.
Dosyanız hakkında hukuki bilgi
Nafaka kararınızın kapsamı, artış hesabı, kaldırma veya azaltma koşulları hakkında Avukat Murat Adar ile iletişim kurabilirsiniz. Kararın tam metni, kesinleşme tarihi ve güncel ekonomik belgeler değerlendirmeyi somutlaştırır. Telefon ve WhatsApp: 0545 271 78 05.
