ADAR HUKUK
AİHM Başvurusu ve Avukat: İç Hukuk Yolları, Süre ve Dosya
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurusu, Türkiye'deki davanın bir kez daha bütün delilleriyle görülmesi değildir. Başvurucu, Sözleşme kapsamındaki hakkına kamu otoritesinin müdahalesini, iç hukukta yaptığı başvuruları ve ortaya çıkan ihlali açıklamalıdır. Avukatla çalışmanın amacı yalnız form doldurmak değil, kabul edilebilirlik ve hak ihlali analizini birlikte yapmaktır.
Hangi hak ve hangi olay?
AİHS kapsamındaki adil yargılanma, özgürlük, özel ve aile hayatı, ifade, mülkiyet ve diğer haklar somut olayla ilişkilendirilir. Bir kararın başvurucu aleyhine olması tek başına Sözleşme ihlali değildir. Mahkemenin görevi genel bir temyiz mahkemesi gibi her hukuk veya delil hatasını düzeltmek değildir.
Örneğin bir boşanma dosyasında yalnız velayet sonucundan memnun olmamakla aile hayatına ilişkin usuli güvencelerin ihlal edildiğini ileri sürmek aynı iddia değildir. Başvurucuya görüşünü açıklama imkânı verilip verilmediği, gerekçe, sürecin uzunluğu veya kararın uygulanması ayrı başlıklar olabilir. Her başlık için tarih ve ilgili belge gösterilmelidir.
İç hukuk yollarının tüketilmesi
Kural olarak etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekir. Türkiye bakımından Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusu pek çok şikâyet için önemli bir aşamadır; ancak her olayda aynı yolun etkili olduğu varsayılmaz. İleri sürülen ihlalin iç hukuk makamları önünde özü itibarıyla dile getirilmiş olması da önem taşır.
Olağan kanun yollarıyla olağanüstü ve takdire bağlı başvurular ayrı değerlendirilir. Bir makamdan yeniden inceleme istemek, AİHM süresini her durumda tekrar başlatmaz. Başvuruların tarihleri ve hangi iddiaları içerdiği dosyada gösterilir. AYM başvurusu için gereken ulusal süre ile AİHM'nin dört aylık süresi aynı değildir; birini kaçırıp diğerine gitmenin sonucu ayrıca incelenir.
Dört aylık süre
Sözleşme m.35 kapsamında genel başvuru süresi, nihai iç hukuk kararından itibaren dört aydır. Başlangıç, kararın niteliği ve başvurucunun ya da temsilcisinin kararı yeterince öğrenmesi gibi unsurlarla değerlendirilir. Dört ayın her olayda 120 gün olduğu veya yalnız karar üzerindeki tarihten başladığı varsayılmamalıdır.
Süreyi koruyan başvurunun şekli bakımından Mahkeme İçtüzüğü Rule 47 ve resmî başvuru talimatları önemlidir. Eksik bir mektup veya içeriği tamamlanmamış formun her durumda süreyi koruyacağı düşünülmemelidir. Başvurunun gönderim kaydı saklanmalı; dosya hazırlığı son güne bırakılmamalıdır. Geçici tedbir talepleri de olağan başvurunun süre kurallarını otomatik ortadan kaldırmaz.
Başvuru formu ve ekler
Güncel resmî form kullanılmalı; kimlik, temsil, olaylar, ihlal iddiaları, iç hukuk yolları ve talepler eksiksiz doldurulmalıdır. Mahkemenin başvuru formuna ilişkin imza ve temsil talimatları uygulanır. Başvurucu ile avukatın yetkilendirme bölümlerinin usulü, yurt içi dava vekâletnamesinin düzeninden farklı olabilir.
Kararlar, tebliğ veya öğrenme kayıtları, başvuru dilekçeleri ve ilgili deliller tarih sırasıyla indekslenir. Sadece seçilmiş sayfaların eklenmesi kararın anlaşılmasını güçleştirebilir. Okunaksız veya birbirini tutmayan belgelerin düzeltilmesi gerekir. Dilekçeyi onlarca kez aynı iddia ile genişletmek yerine ihlal, olay ve belgenin bağlantısı açık kurulur.
Kabul edilebilirlik engelleri
Mağdur sıfatı, konu ve kişi bakımından yetki, iç hukuk yolları, süre, aynı olayın daha önce incelenmesi ve açıkça dayanaktan yoksunluk gibi ölçütler birlikte değerlendirilir. Mahkemeye ulaşan her başvuru esas incelemesine geçmez. Başvurucunun uğradığı zararın ve ihlalin kişisel etkisinin gösterilmesi gerekir.
Sözleşme'nin ilgili devlet için zaman bakımından uygulanması da önemlidir. Yalnız özel kişiler arasındaki davranışları anlatmak yerine devlete yüklenebilecek eylem, ihmâl veya koruma eksikliği açıklanır. Özel uyuşmazlığın mahkemelerce görülmesi, devletin usuli yükümlülüklerini gündeme getirebilir; ancak bu bağlantı varsayımla değil olay üzerinden kurulmalıdır.
Avukatın rolü
İlk başvuru aşamasında avukat zorunluluğu ile başvurunun hükümete bildirilmesinden sonraki temsil kuralları aynı değildir. Mahkemenin dili, yazışma talimatları ve temsil şartları başvurunun aşamasına göre uygulanır. İlk aşamada izin verilen dil ile sonraki aşamadaki resmî diller bakımından Mahkemenin talimatı izlenir.
Avukat, mevcut kararları yeniden özetlemekle yetinmemeli; her şikâyetin kabul edilebilirliğini ve esası bakımından kanıtını değerlendirmelidir. Ücret sözleşmesinde ilk inceleme, form, yazışmalar ve sonraki aşamalar ayrı belirlenebilir. Mahkemenin vereceği sonuç veya inceleme süresi garanti edilemez. Gerçek bir karar kullanılacaksa resmî HUDOC kaydı ve olayla ilişkisi doğrulanmalıdır.
Aile hukuku dosyaları
Velayet, kişisel ilişki, çocukla temas ve kararın uygulanması konuları aile hayatı bağlamında gündeme gelebilir. Çocuğun üstün yararı, karar alma sürecine tarafların katılımı ve işlemlerin zamanında yürütülmesi önemlidir. AİHM başvurusu, çocuğun doğrudan başka ülkeye götürülmesi için izin değildir ve mevcut ulusal kararları kendiliğinden askıya almaz.
Çocuğun nerede yaşadığı, hangi temas kararının bulunduğu, uygulanmayan tarihler ve yapılan ulusal başvurular hazırlanır. Yalnız bir tarafın anlatımı yerine kararlar, uzman raporları ve işlem kayıtları değerlendirilir. Aile mahkemesi kararıyla idari makamın uygulamadaki davranışı birbirinden ayrılmalıdır. Başvurucunun kendi yükümlülüklere uyup uymadığı da kronolojide yer alır.
Acil tedbir ve sonuç
Rule 39 kapsamında geçici tedbir, her uyuşmazlıkta kullanılan genel bir hızlı karar yolu değildir. Ciddi ve geri döndürülemez zarar riski ile Mahkemenin ölçütleri somutlaştırılmalıdır. Normal başvuru ile acil tedbir için gereken bilgi ve belge ayrı hazırlanır. Uygun olmayan bir olayda sırf hızlı inceleme için tedbir talep edilmesi istenen sonucu doğurmaz.
İhlal kararı, adil tatmin ve ulusal düzeyde uygulanması farklı aşamalardır. Her ihlal kararı doğrudan beraat, boşanmanın iptali veya velayetin değişmesi anlamına gelmez. Ulusal yeniden yargılama veya diğer giderim yollarının koşulları ayrıca değerlendirilir. Başlangıç incelemesinde bu beklentiler açıklığa kavuşturulmalı; dosyanın muhtemel yararı masraf ve süre ile birlikte değerlendirilmelidir.
İlk inceleme için kontrol listesi
Nihai kararın tamamı, tebliğ veya öğrenme belgesi, önceki kanun yolu dilekçeleri, AYM başvurusu ve sonucu, olay kronolojisi ile kimlik ve iletişim bilgileri hazırlanır. Her şikâyet için “hangi hak, hangi işlem, hangi tarih, hangi iç hukuk başvurusu” soruları cevaplanır. Hukuki sonuçla ilgisiz kişisel ayrıntılar formu gereksiz büyütmemelidir.
Başvurucu, eksik belgeyi beklerken süre hesabını ihmal etmemelidir. Avukatın dosyayı teslim alma tarihi Mahkemenin başvuru süresini yeniden başlatmaz. Eklerin hangi karara veya iddiaya ait olduğu indeksle gösterilirse inceleme daha anlaşılır hale gelir. Başvuru kararı verilmeden önce bütün belgeler aynı nihai işlem ve aynı şikâyet zinciriyle eşleştirilmelidir.
Dosya kronolojisinde iki örnek ayrım
Bir başvurucu nihai kararın kendisine tebliğ edildiği tarihi, avukatın dosyayı aldığı tarihi ve AYM kararının öğrenildiği tarihi ayrı yazmalıdır. Bunlardan hangisinin hangi süreye etkili olduğu hukuki değerlendirmeyle belirlenir. Bir önceki kararın yeniden gönderilmiş kopyası her zaman yeni nihai karar sayılmaz. Sonradan yapılan olağanüstü başvurunun sonucunu beklemek, mevcut AİHM süresini koruduğu varsayımıyla tercih edilmemelidir.
Başka bir örnekte başvurucu ulusal davada yalnız alacak miktarını tartışmış, AİHM formunda ise ilk kez ayrımcılık iddiası ileri sürmüş olabilir. Bu durumda ihlal iddiasının özü itibarıyla iç hukukta sunulup sunulmadığı ayrı değerlendirilir. Her sözleşme maddesinin adını ulusal dilekçeye yazmak zorunlu bir formül değildir; buna karşılık uyuşmazlığın esaslı iddiası ve etkili başvuru zinciri dosyada gösterilmelidir.
Başvuru paketinin son kontrolünde olayların tarihlerinin eklerdeki kararlarla uyuşup uyuşmadığı, bütün şikâyetlerin ilgili işlemlere bağlanıp bağlanmadığı ve imza bölümlerinin tamam olup olmadığı incelenir. Başvurucunun temsilcisi değişmişse Mahkemenin dosyasındaki güncel iletişim ve yetkilendirme kaydı ayrıca kontrol edilir. Eksik bir belge için uygun işlem gerekip gerekmediği güncel resmî talimata göre değerlendirilir; başka dosyadaki eski yazışma bu talimatın yerine kullanılmaz.
Başvuru formunun güncel sürümü ve eklerin okunabilirliği ayrıca kontrol edilir.
Sık sorulan sorular
AİHM başvurusu için her ulusal karar yeterli midir?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvurusu, Türkiye'deki davanın bir kez daha bütün delilleriyle görülmesi değildir. Başvurucu, Sözleşme kapsamındaki hakkına kamu otoritesinin müdahalesini, iç hukukta yaptığı başvuruları ve ortaya çıkan ihlali açıklamalıdır. Avukatla çalışmanın amacı yalnız form doldurmak değil, kabul edilebilirlik ve hak ihlali analizini birlikte yapmaktır.